Sevgiyi "sevgililiğe" indirgemek

Etrafta bunu yapan dallamalardan çok var azizim.

Sevmek, öyle zannedildiği gibi en saf hisleri, en parlak duyguları içinde barındıran bir olgu değil aslında. Tek kişiye harcanabilecek kadar ucuz değil. insanlar deli gibi hayatlarının merkezine birini oturtmaya çalışırken gözlerinden kaçırdıkları nokta, insanın sevmek için tek kişiye ihtiyacı olmadığı gerçeği. Yıllar yılı çaktırmadan beyin yıkayan oto-etik organizması, sevmemeyi ahlaklı olmak diye yutturdu zavallı insanlara.

Bir insanı sevmek için neden gösterebilir misin sevgili dostum? Neden ve nasıl sevebiliyorsun bir zamanlar hiç tanımadığın birini? "Çünkü çok güzel, çok zeki, çok saf, çok iyi niyetli" vesaire... Hiçbir yanıt bu sorunun somut cevabı olamayacaktır. Zira hiçbir insan bunlardan yalnız biriyle varolamaz. İnsan zaten tüm bunların bir bileşimidir. Ve insan, kendisini tatmin edebileni sever.

O halde nasıl sorgulayabilirsin aynı anda bir başkasını sevmenin mantığını? Hiçbir insanda eşit dağılmamış bu özelliklerin yine insan gibi değişmeden duramayan bir varlığı her yönüyle tatmin edebilmesi imkansızlık abidesidir.

"Hiçbir ilişki mükemmel değildir, kavgalar ilişkinin tuzu-biberidir" diyen şaklaban etikçiler de bu oto-etik organizmasının kendi kendine, farkına varmalarını engelleyerek yarattığı kollarıdır. Ve insanların tek bir partnerin kendilerini tatmin edemeyeceğinin farkına varmamaları için canla başla çalışmaktadırlar. Bunu "ahlak" adını verdikleri ne bok olduğu belli olmayan, sübjektif yani herkesin kendine göre yorumlayabileceği, dayanaksız, temelsiz ve mantıksız bir kavrama dayanarak yapmaktadırlar. Ne var ki gerizekalı topluluğun "metres" diyerek ötekileştirdiği poligam bir hareketin ivmesi toplum arasında yer yer halen gözükmekte ve fakat bu çok eşitlikçi değil gibime geliyor benim. Bu eşitsizliğin temelinde yine erkek ırkının hataları yatıyor, o da ayrı mesele.

Konudan kopmayalım.

Bazı zamanlarda alevlenen "sevmeden sevişmek" temalı tartışmalarda düşülen, bu dört paragraflık hatadır işte. Sevmek çoğunluk tarafından tek kişiye yani sevgiliye indirgenmeye çalışıldığı için seksin hayatının bir parçası olduğunun farkında olan insanların "sevmeden nasıl sevişebilir ki insan" gibi (felsefe olmaya çok uzak) gerzekçe bir felsefeyle karşılarına dikiliyorlar. Halbuki bu çok bilmiş sevginin anlamından bihaber ahlak savunucuları "sevmediğim biriyle neden sevişeyim zaten?" şeklindeki defans sorusuyla manda gibi bakakalıyorlar. O çok derin zannettikleri en minimal çocuk havuzundan hallice sığ felsefelerinin enkazı altında kaldıklarında ise biz ahlaksız, biz şerefsiz, biz kadın düşkünü orospu çocukları olarak anılmaya başlıyoruz.

Sana tavsiyem dostum; bir şeyin farkına var. Sevme kapasitenin...