Sevişmeyi bilmeyen bir ırk olarak Türkler

Şimdi gerizekalılar çıkıp "sen Türk değül müsün, kendünü bülmez üpne" falan diye saçmalayacaklardır kesin. Bir toplumun genelini kapsayan bir tespit var ise, buna aykırı olanlar istisna olarak adlandırılır. Ve ben istisna kesimin bir parçasıyım bebeğim. Yollan.

Gelelim konuya;

Kadınıyla, erkeğiyle, bütün bir ırk olarak, müslümanlığı kabul ettikten sonra bastırılmış hislerinin kurbanı olan Türklerdir. Sevişmeyi bilmemek değildir suçları. Ne de olsa ayıp değil bilmemek. Bu ırkı seksüel aktivitede sınıfta bırakan şey, bilmediğini kabullenememesidir her durumda olduğu gibi.

Sevişmeyi tam olarak "sikişmek" zannedip böyle adlandırarak yalnızca kendi alacağı haz peşinden koşan bir ırktır Türkler. 90'ların çok satan erkek dergilerinden resimlerine bakıp mastürbasyon yapmak için alınan Playmen'de "aynı anda gelmek" konulu makaleleri okumadıkları gibi, okuyanların da pek bir şey anlamadığı gözlemlenmiştir o zamanlarda.

Doğusuna gittikçe zoofilinin arttığı bir coğrafyada yaşadığı gerçeğini bilmiyormuş numarası yapan, bilmemeyi tercih eden bu ırk seksi yeni yeni tanımaya başladı. Ecnebiye alışkanlık olmuş bazı şeyleri bilmemesinin, yapmamasının üzerini dinsizlikle itham ettiği ecnebinin gölgesinde örtmekteydi hep.

Eşcinselliği hastalık olarak adlandıran homofobik erkekler ve anal seksten zevk alınmadığını zanneden cahil kadınlar, bu iki türün de ortak yanılgısı olan "ben zevk almadığım şeyi niye yapayım" temelli, partnerin hazzını önemsemeyen fikir alışkanlıklıklarıyla şimdiye kadar mutlu mesut yaşadıklarını zannettiler, deli mutsuz ilişkilerini sürdürmeye çalışırlarken.

Neyse ki gençler öğrenmeye hevesli artık...